
Neden her bir tüpü mutlaka testten geçiriyoruz?
Dürüst olalım: Gece yarısı ısıtıcının bozulması korkunç bir durumdur. Kümes hayvancılığında bu sadece bir rahatsızlık değil, tam anlamıyla bir felakettir. Isı sağlanamazsa civcivler kaybedilir. İşte bu kadar basit.
Çoğu fabrika, bu “test sürecini” atlıyor; çünkü bu süreç zaman ve para kaybına neden oluyor. Onlar ürünü hızla göndermeyi tercih ediyor ve sorunları müşterinin çözmesine izin veriyorlar.
Biz böyle yapmıyoruz. Her bir kızılötesi lambayı, paketlenmeden önce mutlaka testten geçiriyoruz.
“Yenidoğan ölümleri” sorunu
Elektronik cihazlarda tuhaf bir durum vardır: Genellikle ya başlangıçta ya da kullanım sürecinin ilerleyen aşamalarında arızalanırlar. Arızalanacak olan lambalar genellikle ilk birkaç saat içinde arızalanır. Belki de kuvars içinde mikroskobik bir çatlak veya tungsten filamenti içinde küçük bir kir vardır. Bunu göremezsiniz, ancak oradadır.
Atölyemizde bu lambaları tam yük altında test ederek, arızaların bizim gözetimimiz altında meydana gelmesini sağlıyoruz. Eğer bir lamba arızalanacaksa, bunun sizin üretim alanınızda değil, bizim test cihazlarımızda olmasını istiyoruz.
Bu durumun sizin için anlamı nedir?
“%100 başarı oranından” bahsettiğimizde, bu sadece bir pazarlama sloganı değildir. Bu, sizin rahatınız için önemlidir. Yüz adet lambayı bağlarken, merdivenden çıkıp bozulan bir lambayı değiştirmek için harcanan zaman, lambanın kendisinden daha maliyetlidir. Bu, iş gününüzün büyük bir israfıdır.
Her bir ürünü test etmek, “varışta bozuk gelen ürünler” konusunda endişelenmenizi ortadan kaldırır. Lambaları takıp kullanmaya başlayabilirsiniz.
Karşılığı ne olacak?
İşte burada bir dezavantaj var: Bu işlem zaman alır. Üretim sürecimize saatler eklenir. Elbette, montaj hattından doğrudan pakete konularak daha hızlı gönderilebilecek daha ucuz lambalar bulunabilir. Ancak bu lambaların gizli riskleri vardır. Biz biraz yavaş hareket etmeyi tercih ediyoruz; böylece ısıtma sisteminizin soğuk havada birdenbire bozulmayacağından emin olabilirsiniz.